Cuma, Aralık 7

Milli forma kırmızısıyla müsemmadır!

Konu malum, kırmızısız milli forma olur mu? Her durumda olduğu gibi genç beyinler harıl harıl çalışıyor ve farklı fikirleri ön plana sürüyorlar. Olur, olmaz, olabilir vs, vs. Herkesin sebebi kendine ama benim tavrım olumlu yönde ve sebebi de farklılaşmanın getireceği enerjiden faydalanma arzusu. World Cup 2002'de Adidas tek tip forma ritüelinin dibine vurmuş ve Türkiye'yle Çin'i aynı formalarla karşı karşıya getirmişti, sonraları Nike yine tek tipin dayanılmaz cazibesine kapılıp verdi elimize Total 90'ları.Bir orijinalliğimizin şekil yoluyla olamayacağını anlamış olacağız ki renklerden mesaj verme hareketine giriştik. Bir Peru, Ajax, Monaco olamayız ama en azından kırmızı-beyaz kısır döngüsünün ötesine geçebiliriz. Bu anlamda federasyonu takdir etmek lazım, -fikrin Nike'tan çıktığını düşünsem de- iyi bir iş çıkmış.Kırmızıya boyanmamış, beyazla aklanmamış, başkasında olmayan, uzun bir süre yurtdışında bizi tek başına temsil eden bir rengi seçmişiz. Daha ne olsun. Turkuaz. Barça ve Fener'in formalarına gönderme illaki yapılır ama olsun, kaldırırız bu kadarını.
*Arada formamıgeriverci Rabarba'da kaynadı ama olsun Alametifarika iyi yerden yakaladı insanları, böyle bir şirket açmışlar diyen çok insan tanıyorum.

Perşembe, Aralık 6

Sportif iletişim

Stadlarda, ekranlarda, gazete sütunlarında, sokaklarda bir sürü adam görüyoruz spor eksenli dünyadan bizlere seslenmeye çalışan. Bir kısmını anlamadan dinliyoruz bu insanların, birçoğu da bizi anlamadan iletişim kurma çabalarını sürdürüyor. Buradaki anahtar kelime iletişim. Oluşabilmesi için kullanılacak enstrüman da belirtildiği üzere spor.
Son yılların popüler ve gelişime açık mecrası spor farklı kesimlerden birçok insanın iştahını kabartıyor ancak fikirleri hayata geçirecek, doğru stratejilerle doğru kitleye yönelebilecek insan sıkıntısı yaşıyoruz millet olarak. Bu durum hayatımızın her alanında geçerli tabi ama söz konusu spor olunca eksikliğimizi kabullenen insan sayısının sıfıra yakın durması bir hayli ironik.Evet spor iletişiminde eksiğiz, hatta yokuz diyen garip azınlığın sesine kulak veren bir proje başlatılmış Kadir Has Üniversitesi'nde. Projenin mimarı iyi işler yaptığı için olsa gerek TFF'den çarçabuk istifa ettirilen Levent Bıçakçı. Neden koltukta fazla kalamadığını da yaptığı doğru hamlelerle daha net anlıyoruz.

Efendim bu mevzubahis proje "Spor İletişimi Sertifika Programı" olarak geçmiş literatüre. Yüksek eğitim görenlere yönelik bir çalışma. Amaç; spor endüstrinin gelişimine katkıda bulunacak uzman spor iletişimcilerinin yetişmesine destek vermek. Projenin destekçisi Ülker.Ülker'in desteğini biraz irdelemek lazım burada. Pekala buraya aktarılacak parayla daha fazla ses getirecek bir işe imza atabilirlerdi ancak sahiplenmek istedikleri alanın kötü yönetilmesi hem kendilerine hem de spora yatırım yapan diğer firmalara büyük zararlar veriyor. Amiyane olacak ama paranla rezil olma durumu söz konusu. Yıldırım Demirören gibi bir allame-i cihanın yönetimindeki takıma ana sponsor olan bir markayı insanların öpüp başına koymaları gerekirken verilen tepkilerin anlaşılmazlığı insanı düşündürüyor. Hele ki bu marka herşeye rağmen Delgado'yu Beşiktaş'a kazandırmak gibi bir hatayı da yapmışken.Tekrar programa dönelim biz.
Programın içeriğinde; Basın Tarihi, Habercilik Etiği ve Karşılaştırmalı Habercilik Perspektifleri, Spor Felsefesi ve Olimpizm, Spor Gazeteciliği, Spor Radyo-TV Haberciliği, Reklam, Halkla İlişkiler ve Yeni Medyalar, Spor Yöneticiliği ve Spor Ekonomisi gibi konular var.
Dersler alanında uzmanlaşmış ve sporu gerçekten bilen insanlar tarafından veriliyor; Şenes Erzik, Levent Bıçakçı, Hasan Cemal, Attila Gökçe, Halit Kıvanç, Fuat Akdağ, Bağış Erten, Yiğiter Uluğ, Zeki Çol, Barış Kuyucu, Mithat Bereket, Musa Çözen, Erdal Batmaz, Kemal Kapulluoğlu.
Arada bir iki enteresan isim var tabi ama bunu nazar boncuğu hüviyetinde değerlendirmek lazım.

Salı, Aralık 4

Juego Bonito - 10

Şampiyon Kulüpler Kupası, AC Milan: 5-0 :Real Madrid, 1989, San SiroSoldan sağa: Carlo Ancelotti (AC Milan TD), Frank Rijkaard (Barcelona TD), Marco Van Basten (Hollanda Milli Takımı TD diyebiliriz hala), Ruud Gullit (LA Galaxy TD)

Euro 2008: İstatistiklerin rekabeti

A Grubu
*Türkiye, Çek Cumhuriyeti'yle oynadığı dört maçın üçünde üç ya da daha fazla fark yedi, hiç kazanamadı. Çekoslovakya döneminde oynanan maçlarda da Türkiye'nin tek galibiyeti 1958 yılında.
*Türkiye-İsviçre maçlarında yalnızca bir kez aynı takım üstüste iki maç kazanabildi. (1973-1974 Türkiye)
*Portekiz'le gittiğimiz her Avrupa Şampiyonası'nda oynadık. 1955 yılında oynadığımız ilk maçtan sonra Portekiz'i hiç yenemedik.
B Grubu
*Avusturya, Hırvatistan'la Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde; Almanya; Polonya ve Avusturya'yla Nazi işgâlleri sonucu olarak; aynı sınırlar içinde yer aldılar.

C Grubu
*Fransa, 1972'den beri, İtalya da 1989'dan beri Romanya'ya yenilmiyor.
*Fransa, 1978'den beri İtalya'ya bir kez, o da Dünya Kupası finalinde penaltılarla kaybetti.
*İtalya, 1978 Dünya Kupası'ndan beri Hollanda'ya yenilmiyor.
D Grubu
*Yunanistan, Rusya'yı 1993'ten beri yenemiyor. Avrupa Şampiyonası'ndaki tek mağlubiyetlerini de Rusya'ya karşı aldılar.
*Yunanistan, 2004 Elemeleri'nde ve grup maçlarında İspanya'yı yenmeyi başarmıştı. En son Zagorakis'in jübilesi için Selânik'te oynadılar, İspanya 3-2 kazandı.
*Rusya, SSCB döneminden sonra İspanya'ya hiç gol atamadı. Oynadıkları üç maçın hiç birinde bir golden fazla atılmadı.

***Dağhan Çakmak

Pazar, Aralık 2

Ballon d'Or 2007

Ballon d'Or goes to Kaka Leite. Şaşıran yoktur sanırım. Ekim'de de FIFPro'nun büyük ödülünü koymuştu cebine. Kaka topladığı 444 puanla ödülün sahibi oldu. En çok puan toplayan ilk 3 oyuncu aynı zamanda FIFA Yılın Futbolcusu ödülünde de tepede yer alan 3 futbolcu. C. Ronaldo ikinci sırada, 3. sırada da Messi var. Önümüzdeki 4-5 yılda da bu 3'lü dönüşümlü olarak ödül törenlerinde zirveye çıkar.*Milan'dan 2 oyuncu var ilk 5'te. Pirlo'ya saygı niteliği taşıyor bu durum.
*50 oyuncu arasında toplam Milanlı sayısı 6.
*Beckham'a hiç oy veren olmamış bu kez, iyi bir şey.
*Iraklı oyuncunun 2 puanı var.
*En iyi kaleciler 19. sıradan girmişler. Buffon ve Cech.
*Casillas'la Ceni de 27. sıradalar. Kaderdaşlar.

50 futbolcunun dahil olduğu tam sıralama şu şekilde:
1. Ricardo Izecson Dos Santos Leite Kaká, 444 pts, AC Milan, Brasil
2. Cristiano Ronaldo, 277 pts, Man. United, Portugal
3. Lionel Andrès Messi, 255 pts, Barcelona, Argentina
4. Didier Drogba, 108 pts, Chelsea, Ivory Coast
5. Andrea Pirlo, 41 pts AC Milan, Italy6. Ruud van Nistelrooy (Pays-Bas, Real Madrid), 39 pts.
7. Zlatan Ibrahimovic (Suède, Inter Milan), 31 pts.
8. Cesc Fabregas (Espagne, Arsenal), 27 pts.
9. Robinho (Brésil, Real Madrid), 24 pts.
10. Francesco Totti (Italie, AS Roma), 20 pts.
11. Frédéric Kanouté (Mali, FC Séville), 19 pts.
12. Ronaldinho (Brésil, FC Barcelone), 18 pts.
13. Steven Gerrard (Angleterre, Liverpool), 17 pts.
14. Juan Roman Riquelme (Argentine, Boca Juniors puis Villarreal), 15 pts.
15. Daniel Alves (Brésil, FC Séville), 14 pts.
16. Filippo Inzaghi (Italie, Milan AC), 12 pts.
17. Franck Ribéry (France, Marseille puis Bayern Munich), 10 pts.
18. Paolo Maldini (Italie, Milan AC), 8 pts.
19. Gianluigi Buffon (Italie, Juventus Turin), Petr Cech (République tchèque, Chelsea), Gennaro Gattuso (Italie, Milan AC), Thierry Henry (France, Arsenal puis FC Barcelone) et Clarence Seedorf (Pays-Bas, Milan AC), 7 pts.
24. Fabio Cannavaro (Italie, Real Madrid) et Michael Essien (Ghana, Chelsea), 5 pts.
26. Wayne Rooney (Angleterre, Manchester United), 4 pts.27. Iker Casillas (Espagne, Real Madrid) et Rogerio Ceni (Brésil, Sao Paulo), 3 pts.
29. Younis Mahmoud (Irak, Al-Gharafa), 2 pts.
30. Dimitar Berbatov (Bulgarie, Tottenham), Samuel Eto'o (Cameroun, FC Barcelone), Ryan Giggs (Galles, Manchester United), Guillermo Ochoa (Mexique, America Mexico), Carlos Tevez (Argentine, West Ham puis Manchester United) et Robin van Persie (Pays-Bas, Arsenal), 1 pt.
36. Eric Abidal (France, Lyon puis FC Barcelone), David Beckham (Angleterre, Real Madrid puis Los Angeles Galaxy), Deco (Portugal, FC Barcelone), Mahamadou Diarra (Mali, Real Madrid), Diego (Brésil, Werder Brême), Miroslav Klose (Allemagne, Werder Brême puis Bayern Munich), Florent Malouda (France, Lyon puis Chelsea), Shunsuke Nakamura (Japon, Celtic Glasgow), Ricardo Quaresma (Portugal, FC Porto), Raul (Espagne, Real Madrid), Paul Scholes (Angleterre, Manchester United), Luca Toni (Italie, Fiorentina puis Bayern Munich), Kolo Touré (Côte d'Ivoire, Arsenal), José Fernando Torres (Espagne, Atletico Madrid puis Liverpool) et David Villa (Espagne, Valence CF), 0 pt.

Van Gaal vs. Cantona

AZ'nin başarısının ardında Van Gaal'in payının büyük olduğu söylenir, bu savı ortaya atanların önemli kanıtlarından birisi bu video olsa gerek. Antrenmanda da bu şekildeyse şayet Dutchman, oyuncuların ne yapıp edip o maçı kazanması gerekir.
Akıllara Cantona geliyor doğal olarak, kim kimin piri bilinmez ama ikisinde de kabiliyet üst düzeyde. Cantona'nın kroşeleri biraz da olsa onun Van Gaal'in önüne geçmesini sağlıyor.

Kurban aranıyor

Resim gayet net.Heyecan dorukta.
Nefesler tutuldu.
vs. vs. vs. bildik şeyler işte.
***
Malum koltuğun Mayıs 2002'deki hali. Sven, McClaren ve Sam. Hayat böyle bir şey, başla ve bitir, sonra yenisi gelsin.

"Hedef 29 Haziran"

Yarınki gazete klişeleri. Kolay kura çektik, rahat çıkarız, çıktıktan sonra güvenimiz yerine gelir, kupaya kadar gideriz, zaten oyuncularımız şöyle, tecrübemiz böyle, falanlar, filanlar...
Gönül ister tabi 2002'deki gibi tufaya getirelim takımları, aradan sıyrılıverelim, gelsin başarılar ama madalyonun meydandaki yüzü hiç de öyle değil.
Kuralar çekildi velhasıl. Grubumuz kağıt üzerinde fena değil ama riski çok. Ev sahibiyle aynı gruptayız, son finalist Portekiz bizimle ve ters rakip Çekler.













Terbiyesizlik etmeyelim tabi, Fransa'nın yerine C Grubuna da düşebilirdik mazallah. İtalya - Fransa mücadelesinden oyunu sevenleri mahrum etmemek için aradan sıyrılıverdik, amacımız gayet nezih. Bir de özür dileme babında İsviçre var bizimle, gerşekten enteresan olacak. Centilmenliğin suyunu çıkarmasak bari diyorum. Bu arada; José Carreras'ın malum performanslarından birini sergilediği bir kura çekiminden de güzel şeyler beklememek yakışık almazdı.
*Türkiye'nin maçları;
7 Haziran: vs. Portekiz
11 Haziran: vs. İsviçre
18 Haziran: vs. Çek Cumhuriyeti

Cumartesi, Aralık 1

Platini'nin Avrupa Kupaları'na katılım kriterleri

Platini'nin düzenlemelerinin ardından ülkelerin Avrupa'da temsil edilmeleri aşağıdaki kriterler doğrultusunda belirlenecek.* 1-3 arasi ulkeler (7 takim):
Lig sampiyonu: CL - Gruplar
Lig 2.si ve 3.su: CL - Gruplar
Lig 4.su: CL - Dereceye girenler 3. eleme
Kupa takimi: UK - 4. eleme
1 takim: UK - 4. eleme
1 takim: UK - 3. eleme

* 4-5 arasi ulkeler (6 takim):
Lig sampiyonu: CL - Gruplar
Lig 2.si: CL - Gruplar
Lig 3.su: CL - Dereceye girenler 3. eleme
Kupa takimi: UK - 4. eleme
1 takim: UK - 4. eleme
1 takim: UK - 3. eleme

* 6. ulke (6 takim):
Lig sampiyonu: CL - Gruplar
Lig 2.si: CL - Gruplar
Lig 3.su: CL - Dereceye girenler 2. eleme
Kupa takimi: UK - 4. eleme
1 takim: UK - 4. eleme
1 takim: UK - 3. eleme
















* 7-9 arasi ulkeler (6 takim):
Lig sampiyonu: CL - Gruplar
Lig 2.si: CL - Dereceye girenler 2. eleme
Kupa takimi: UK - 4. eleme
1 takim: UK - 4. eleme
1 takim: UK - 3. eleme
1 takim: UK - 2. eleme

* 10-12 arasi ulkeler (5 takim):
Lig sampiyonu: CL - Gruplar
Lig 2.si: CL - Dereceye girenler 2. eleme
Kupa takimi: UK - 4. eleme
1 takim: UK - 3. eleme
1 takim: UK - 2. eleme

Tahminen Türkiye bu arada bir yerde olacak, Ukrayna ve İskoçya ile mücadele içindeyiz, birisinden biri alt torbaya uçacak, kısmet.











* 13-15 arasi ulkeler (5 takim):
Lig sampiyonu: CL - Sampiyonlar 2. eleme
Lig 2.si: CL - Dereceye girenler 2. eleme
Kupa takimi: UK - 4. eleme
1 takim: UK - 3. eleme
1 takim: UK - 2. eleme

* 16-18 arasi ulkeler (4 takim):
Lig sampiyonu: CL - Sampiyonlar 1. eleme
Kupa takimi: UK - 3. eleme
1 takim: UK - 3. eleme
1 takim: K - 2. eleme

* 19-21 arasi ulkeler (4 takim):
Lig sampiyonu: CL - Sampiyonlar 1. eleme
Kupa takimi: UK - 3. eleme
2 takim: UK - 2. eleme

* 22-27 arasi ulkeler (4 takim):
Lig sampiyonu: CL - Sampiyonlar 1. eleme
Kupa takimi: UK - 3. eleme
1 takim: UK - 2. eleme
1 tak,m: UK - 1. eleme











* 28-34 arasi ulkeler (4 takim):
Lig sampiyonu: CL - Sampiyonlar 1. eleme
Kupa takimi: UK - 2. eleme
1 takim: UK - 2. eleme
1 takim: UK - 1. eleme

* 35-47 arasi ulkeler (4 takim):
Lig sampiyonu: CL - Sampiyonlar 1.eleme
Kupa takimi: UK - 2. eleme
2 takim: UK - 1. eleme

* 48-53 arasi ulkeler (4 takim):
Lig sampiyonu: CL - Sampiyonlar On eleme
Kupa takimi: UK - 2. eleme
2 takim: UK - 1. eleme

* Andorra ve San Marino (2 takim):
Lig Sampiyonu: CL - Sampiyonlar On eleme
Kupa takimi: UK - 1. eleme
* Liechtenstein (1 takim):
Kupa sampiyonu: UK - 2. eleme

Platini kanunları

Geldiği günden beri bu Fransız beyefendinin gündeminin birinci sırasındaydı futbolu büyüklerin tekelinden kurtarıp ona yeniden oyun hüviyewti kazandırabilecek değişiklikler yapmak.2009-2010'dan itibaren yürürlüğe girecek Platini değişiklikleri görünürde şu şekilde;
-Gönüllerde zaten tarih olan Inter-Toto kupası tarih olacak.
-CL finali haftasonu oyanacak (ve sağlam bir PR'a tabi tutulacak.)
-CL elemeleri şampiyonlar ve dereceye girenler olmak üzere 2 ayrı grupta oynanacak. İki taraftan da 5'er takım gruplara katılma hakkı kazanacak.
-3 ve 4 takımla temsil edilen ülkelerin b üyük çoğunluğu temsil edilme sayılarını bir artıracak.
-CL'nin 3. turunda elenip UEFA'ya katılanlar kervanına 2. turda elenenler de katılacak.
-Ülkeler sıralamasında;
1-3 olan ülkeler kupalarda 7,
4-9 olan ulkeler 6,
7-15 olan ulkeler 5,
16-53 olan ulkeler 4 takımla temsil edilecekler.-UEFA Kupası da CL gibi 4 takımlı ve deplasmanlı bir hal alacak ki haksız rekabetin daniskasından kurtulmuş olacağız.
-UEFA Kupası'na katılacak takımların artışına paralel olarak oynanacak eleme turlarının sayısı da artacak ve 4 elemenin ardından grup aşamasına geçilecek.
-Maçların yoğunluğu nedeniyle haziranın ortasında UEFA, haziranın sonunda da CL ön elemeleri başlayacak. (Allah sabır versin)
*Platini, futbolun Napolyon'u olma yolunda önemli bir adım atmak üzere, kurallar resmen yürürlüğe girdikten sonra gelecek tepkiler başarılı olup olmadığını gösterecek. Bundan daha da önemlisi Platini'nin "no al calcio moderno" savını ne kdar destekle yürütebileceği. En azından sahnelenen kısmını.